SÖZÜN ÖZÜ

 
İki tatlı söze, iltifata kanmayan yürek var mıdır acaba? Ya sevdiğinin evlilik teklifine hayır diyebilecek kadar cesur bir kalp… Güzelce yapılan bir ricaya evet demeyecek kadar güçlü bir vicdan… Hem tatlı söz değil midir yılanı deliğinden çıkaran? Sözün ifade edilişi, üslubu, güneşin en sıcağını kuşanmış, en güzel renklerle donanmışsa herkes onun önünde eğilir. Dili kullanmaktır marifet. Onu neyle doldurduğundur ona kıymet veren. Kış kadar soğuk, yaz kadar yakıcı, kavurucu sözler vardır. Bir fırtına gibi eser, harap eder her şeyi ve çekip gider.
Bazen de sözsüz sözler vardır bakışlarda mana kazanan. Sessizliğin içindeki derinlik de en güzel sözlerdendir aslında. Söz gümüş, sükut altın ise bazen gümüşü bırakıp altını almamız gerekmez mi? Sözle kalbe işlenen nakışlar kolay kolay silinmez. Kalpler arasında sözle kurulan düğümler sökülemez. Şairin dediği gibi:
                                                                            
  "Muhabbet iğnesiyle dikilince bir dikiş, Kıyamete kadar sökülmez imiş." 
                Ne güzel ifade etmiş sözün gücünü şair, yine söz sihrini kullanarak. Yürek varsa sözün içinde o söz unutulmaz. Ya da yürekleri dağlıyorsa bir söz, tonlarca su dökülse de sönmez.
Söz, dağları aşmaktır zahmetsizce. Sözcükler, bazen yılanın ağzında zehir, bazen okyanusun derinliklerindeki midyenin içine gizlenmiş bir incidir. Yapabileceğimiz en zahmetsiz, meşakkatsiz iş, ihtiyacı olan birine verebileceğimiz en büyük iyilik, yılanın zehri değil midyenin kalbindeki incidir.
Konuşmak, fikrin dille vuslatı, kelimelerin sevdasıdır. Bazense zordur konuşacağın sözcüğü seçmek, yerini ve zamanını bilmek… Söz, iş bitiren cinsten olmalı, baş yitiren cinsten değil. Ona gereken önemi göstermeyenler onu gelişigüzel kullanır, bol bol tüketir. Oysa o, dikkatli kullanılması gereken bir hazinedir.
 
Sözlerin dansıdır iki sevgilinin aşk itirafı. Sözlerin düellosudur iki kırılgan yüreğin atışması. Sözle biten güzellikler yine sözle başlar. Dargınlıklar, tatsızlıklar bir sözün gücüne muhtaçtır. Çoğu zaman sözdür kurtarıcı. Söz en etkili silahtır her devirde.
Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı.
Devletleri birleştiren, yuvaları kuran, aileleri bağlayan… Dilsiz ifade edilemez ne mevsimler ne cisimler ne de beşer. İsimsiz nasıl değersizse kişiler, dünya da dilsiz hiçbir mana ifade etmez. Okumak da dille olur yazmak da. Konuşmaksa zaten dildir. Yani özün sözüdür dil, sözün de özü...
Sözlerin güzeli bebeklerindir. Onların sözleri daim zikirdir. Onların tesbihatı hiç bitmez. En masum sözler dökülür o masum yüreklerden. Onların gözyaşlarına eşlik eden sözleri bile aslında en manalı sözlerdir. Hepimiz özlemle, sabırsızlıkla bekleriz onların dillenişini ve yüce Yaradan, zamanı gelince onları da dillendirir. Hepimizi hayran bırakacak kadar güzeldir onların ilk sözcükleri. Bizce en manalı, en güzel sözdür o tek kelimelik seslenişleri: “Anne”, “Baba”…
            Sonra karmaşıklaşır dil denilen mucize. Bu karmaşık yumağı alır dimağına her çocuk. Onun hafızasını da doldurmaya başlar sonsuz sözcükler dizisi ve beğenmez oluruz bazen sözcükleri ya da yetersiz buluruz. Oysa yetersiz kalan aslında biziz. Sözcükler hep istendiğinden daha çoktur.
            Hayvanların, bitkilerin bile kendilerine has bir dili vardır. Rabb’la hasbihal ettikleri ama gönül kulağı kapalı olanların duyamayacağı, tüm kötülüklerden arınmış saf, duru sözleri.
Dil tüm âlemi kuşatmıştır. Yüreğin dahi sürekli bizle konuşan bir dili vardır. Dil bizden önce de vardı, bizden sonra da var olacaktır. İnsanla birlikte var olmuştur dil olgusu. Dil, yüceler yücesinin bize lütfettiği bir armağan, bir ihsan, bizi sınadığı bir imtihan aracı, O’na yönelmesi gereken bir ibadet şeklidir. En güzeli de O’nun varlığını, yüceliğini söyleyen, O’na hizmet eden dildir. Tüm diller O’nundur. O’ndan gelmekte ve O’na gitmektedir. Sözlerin en güzeli de O’nu zikretmektir. Bizimmiş gibi görünen tüm sözler O’na aittir ve O’na yöneltilmelidir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !