BAHAR

                                                                                                 Hep geç gelmiştir bahar onu bekleyenlere. Kıştan sonra yüreklerimizde açan çiçekleri beklemek hep uzun gelmiştir, bahar yolcusunu bekleyen ona hasret bu hancı gönlümüze. Kıştan kalma rüzgârlar, soğuklar doldurmuştu yüreklerimizi. Hiç bitmeyecek sanılan o karanlık beyaz esaretten sonra sanki ilk defa çıkıyor insanoğlu baharla mağaradan aydınlığa.
Tabiat ile iç içe, kucak kucağa yaşayan, toprağı "ana" olarak vasıflandıran bizler düşünce sistemimizde baharın gelişini önemli bir yere oturtmuşuz. İç karartıcı, yek ahenk günlerin ardından doğan hareketli, güneşli, kuş ve hayvan sesleriyle kurulmuş ilâhî orkestranın musikisi insan hayatını canlandırır. Ortaya çıkan rengârenk tablo, kıştan bahara geçişin en güzel tasviridir. Bir yanda her tarafı kaplayan soluk, mat ve daha çok beyazın hâkim olduğu renkler, diğer yanda yeşilin değişik tonları arasında baş gösteren bin bir renk cümbüşü... Birisi hareketsiz, şekilsiz; diğeri kıpır kıpır, rengârenk... Kış, sağır ve dilsiz; bahar duygulu, coşkulu, kulaklara fısıldadığı nağmelerle cazibeli... Birinde tabiat hayat dolu, diğerinde donmuş vaziyette...
 
       BAHAR
 
Çocuk sesleriyle canlandı doğa
Irmaklar taştı çağladı coşkuyla
Rengârenk çiçeğe durdu dallar
Geldi gönlümüze bahar, aşkıyla
 
 
Tabiat uyandı gaflet uykusundan
Tüm âlem mest oldu kokusundan
Kurtuldu yürekler o karanlık kıştan
Geldi gönlümüze bahar, aşkıyla.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !